Anasayfa
Dersim
Zazaki
English
Deutsch

Konserler
CEVERE HAZARU-Konseri
Yer:
Bergkamen Alevi Dernegi-Cemevi
Tarih:
21 Eylül 2010 Salı
Saat:16.00

SAHMARAN-Albüm Tanitimi
Yer:
Wien-Viyana-Hans-Mandl-Berufsschule Festsaal
Tarih:
24 Eylül 2010 Cuma
Saat:19.30

Metin-Kemal Kahraman-Konser
Yer:
Mainz Zaza Kulturhaus
Tarih:
10 Ekim 2010 Pazar
Saat:19.00


Maillist

Ekle Çıkar

Gökten üç elma düştü...

"Bugün yaygın bir şekilde "Ben kimim, Alevi miyim Kürt müyüm Zaza mıyım?" sorusu sorulduğu için araştırmalar pek de sağlıklı bir çizgiye oturmuyor ve iki çizgi ortaya çıkıyor. Birincisi daha çok anlamaya dönük. Ve anladıkça da aslında sorgulayan ve değiştirmeye çalışan bir çizgi bu. Biz bunun içerisindeyiz. Ancak bir taraftan da eski yöntemlerle bu çalışma yapılıyor. Bir fikrin etrafında toplanılıyor, yeni öğrenilen şeyler kimseyi değiştirmiyor da yeniden bir siyaset malzemesi oluyor. Biz bu derlediğimiz kayıtların hepsini, Tunceli'de belediye ya da başka bir kurumda sağlıklı bir yaklaşım görürsek onlara devredeceğiz. Bunlar bizim babamızın malı değil. Bunlara biz emek harcadık ama bunlar halkın malıdır."

"Düzgün Baba'nın beş kilometre uzağında babası Kureyş Baba 'nın köyünde bin yıllık geçmişi olan tarihi bir mezarlık var. Bizim geçmişi anlamamızda bu mezarlıklar da önemli değil midir? Bu mezar taşlarına yazılan yazılar, figürler... Diyelim Kureyş'in eldiveni, yılan gibi görülen asası, koçbaşı figürleri tarihi anlamada yardımcı oluyor. Ama hepsi harap bir halde, kırık dökük. Eskiden "Düzgün'e gitmeyen Dersim Aleviliğini anlayamaz" diyordum. Şimdi de öğrendim ki Kureyş Baba'nın köyüne gitmeyen Dersim Aleviliğinin tarihselliğini ve belgelerini göremez. Bin yıllık ağaçların Kureyş Baba'nın asasını batırdığı yerde çıktıkları anlatılır. Hayat Ağacı olduğuna inanılan asırlık ağacın hikayesi de bize anlatıldı. Kureyş, orayı mekan seçtiğinde bir kavak ağacının dalından olan asasını batırır ve yeşillenip kocaman bir kavak ağacı meydana geliyor. Her mart ayında cemre toprağa düştüğünde -nevruz demeyiz biz- Havtomelepil yani büyük haftada o ağacın yere eğildiğine inanılır. Bugün değerlerimiz kaybediyoruz, ziyaretler anlamını yitirip turisttik gezi gibi yapılıyor. Dersimli kırk yıl evvelinde şu Munzur'a tükürmedi. "Pertek'teki fukara içecek" ikrarına biat etti. Çünkü o suyun geçtiği bütün güzergahtan herkes yararlanıyor. Kerbela'ya kadar bu su gidiyor. Bugün Munzur'a foseptik akıyor."



Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi Haftasonu cumartesi eki  /   29 Eylül 2007
İyi şeyler de oluyor...

"Yalnızca dinlenecek değil, okunacak bu değerli kaynakla Metin-Kemal Kahraman kardeşler 'Binler Kapısı'nın yolunu açanlardan olduklarını bir kez daha gösteriyorlar."


Kaynak: Radikal Gazetesi-Haydar Ergülen  /   14 Mart 2007
Kahraman kardeşlerden final konseri

Metin-Kemal Kahraman kardeşler ve grubu Mainz’da 400 kişiye Zazaca, Kurmanci ve Türkçe şarkılar seslendirdiler.

Kaynak: Yeni Özgür Politika  /   6 Mart 2007
‘Binler Kapısı’Berlin’de tanıtıldı’

Metin ve Kemal Kahraman’ın yeni albümü “Çevere Hazaru” (Binler Kapısı) hafta içinde Berlin’de yapılan bir kokteylle tanıtıldı. Dersim coğrafyasındaki Alevi kültürünü ele alan 4 yıllık çalışmanın bir parçası olarak yayınlanan albümün tanıtımı için yapılan etkinlikte, Metin- Kemal ve grubu bir de dinleti sundular.

Kaynak: Evrensel Gazetesi  /   5 Mart 2007
Kahramanlar turnede

Metin-Kemal Kahraman kardeşlerin, Tunceli ve çevresinde Alevi inancının müzikal birikimini değerlendirdikleri son albümleri Binler Kapısı-Çevere Hazaru' nun yayımlanmasının ardından Almanya'da verdikleri konserler beğeniyle karşılanıyor. Metin Kahraman, kardeşi Kemal Kahraman'la hazırladıkları eserleri İstanbul'da 11 Mart'ta Muammer Karaca Tiyatrosu'ndaki konserde sunacak.

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi  /   4 Mart 2007
Kahraman kardeşler albümlerini tanıttı

Metin-Kemal Kahraman kardeşler, “Ceverê Hazaru” adlı yeni albümlerini Almanya’nın başkenti Berlin’de basına tanıttı. Tanıtım gecesine gazetecilerin yanısıra siyaset ve sanat dünyasından çok sayıda kişi katıldı.

Kaynak: Yeni Özgür Politika  /   1 Mart 2007
Kahraman kardeşlerden konser

Metin ve Kemal Kahraman kardeşler, “Çeveré Hazaru” (Binler Kapısı) isimli albümlerinin tanıtımı için Türkiye ve Almanya’da bir dizi konser verecek. Bu konserlerin ilki Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak. Daha sonra Almanya’nın farklı kentlerinde de konserlerine devam edecek olan Kahraman kardeşler, son tanıtım konserini Ankara’da verecek.

Kaynak: Yeni Özgür Politika  /   22 Şubat 2007
ÇEVERÈ HAZARU/ Binler Kapısı AÇILIYOR

"Biz toplumumuzdan söz ettiğimiz zaman genel bir ön kabul olarak biliyorsunuz yine modern dünyanın kavramlarıyla, bakış açısıyla konuşuyoruz. Yani „madem bizim de bir dilimiz, kültürümüz var o zaman biz de bir millet olalım.“, Herkes nasıl yaptıysa biz de öyle yapalım“ gibi. Hemen bir ismi tekleştirme, anlamadan dili „yabancı sözcüklerden arındırıp“(!), yeni sözcükler uydurarak bir „yüksek, gelişmiş tek dil yaratma, bir isim yakıştırma, hatta bayrak, ya da milli marş uydurma gibi arayışlar… Bütün bunları uydurmayı millet olmanın kazançları olarak düşünmek, bu yaklaşım üzerine   emeğini harcamak benim gözümde boşa kürek çekmekten öte bir anlam taşımıyor. Başka dillerde ezbere yürünmüş ve büyük tahrifatlara, tahribatlara yol açmış bu tür yolları bir kere de diyelim Zaza Milleti için yürümek… Bütün bu modern ulus projelerini ve uygulamalarını elbette iyi incelemek gerekir; ama diyelim Türkçülük projesinin Türk halkına, Türk dili ve kültürüne ne kazandırıp ne kaybettirdiğinin muhasebesini de doğru algılamak gerekir."

Kaynak: Izmir Dersim Dergisi-Av. Hüseyin Arslan  /   2 Şubat 2007
Mozaiğin üzerindeki tozları silmek

Metin ve Kemal Kahraman'ın Dersim'deki Alevi sözlü kültürü üzerine yaptıkları uzun vadeli çalışmanın ilk ürünü olan kitap-CD 'Çevere Hazaru' (Binler Kapısı) yayımlandı. Kahraman kardeşler amaçlarını bir kültürü yok olmadan kayıt altına almak olarak tanımlıyor

Kaynak: Radikal Gazetesi- Mahmut Hamsici  /   11 Aralık 2006
"ALEVİLİK KÜRTÇEYLE ANLAŞILIR"

"Zazaca, Kürtçe gibi dillere danışmadan Aleviliğin mana dünyasını anlaşılır kılmaya imkan yoktur."

Kaynak: Ülkede Özgür Gündem-CENGİZ KAPMAZ  /   1 Kasım 2006
"Kahraman kardeşler binlerin kapısını çalıyor"

"Dil okunması gereken en köklü mana sistemidir; inanç öğretileri de tarih sahnesinde hangi farklı “siyasi” manifestonun aracı yapılmış olurlarsa olsunlar orijinlerinde birer mana önermeleridir. Ancak bugünkü baskın yaklaşım her şeyi ve her bilgiyi günlük “fonksiyonlarına” göre değerlendiriyor. Bunun dışında da “din afyon´dur” parolası dışında bir önermeye ihtiyaç duymuyoruz.
Albüm kitapçığında, bundan sonraki araştırmalarla haklı ya da haksız çıkacak, yerine göre bütün dinler tarihini, kültür tarihini gözden geçirmemizi gerektirecek önermeler vardır. Bunlar kendimiz ve sahip çıktığımız bu topraklarla ilgili yanlış ya da eksik bildiklerimize işaret etmektedir. Ancak bunların bugün ne işimize yarayacağını hiç düşünmedik; bu bilgilerden özellikle bir yarar da beklemedik. Gerçeği arıyoruz, doğruyu bilmek istiyoruz; kendimizi kendi kavramlarımızla tanımlamak istiyoruz."


Kaynak: Evrensel Gazetesi-Ziya Özışık  /   25 Ekim 2006
'İZLERİNE TOZ DÜŞÜRME'-Çevere Hazaru

Yerin kolay ulaşılmaz katlarında saklar kıymetli cevherini doğa. Metin-Kemal Kahraman kardeşler, sahiden de geçilmesi zor bir sınırdan derleyip ortaya çıkarıyorlar bu nadide çalışmayı. Bir elin parmakları kadar azalan Alevi - Kızılbaş inanç edebiyatının Zazaki dilindeki son ritüelcilerini, sözel taşıyıcılarını ölüm döşeğinde yakalamışlar tabiri gerçek bir ifadeyle. Engin mitoloji ve tarih bilgisiyle taa tufanın evvelinden Yolsa düşürülmüş ışığı izleye gelen Seyit Süleyman Şahin, artık istense de bulunmaz, yitirilmiş kaynaklardan en önemlisidir.

Kaynak: masap.net-Emirali YAĞAN  /   19 Ekim 2006
Karanlıkların ardından açılan kapı

Sabırlı bir çalışmanın ardından ortaya çıkan sözleri birleştiren Metin Kemal Kardeşler, parçalanmış bir tarihin taşlarını artık kolay kolay yıkılamayacak bir kale haline getirmişler.

Kaynak: Ülkede Özgür Gündem-JİYAN AKBAY  /   14 Ekim 2006
Dersim'in 'kahraman'ları

"Alevilik eklektik, senkretik, heterodoks, panteist, animist, çok-tanrıcı bir inanç değildir. Tarihsel olarak 12-13. yüzyıllarda şekillenmesi bir yana İslam' dan sonra ve İslam' a bağlı olarak gelişmiş bir sistem de değildir. Bildiğiniz gibi bunlar bugün Alevilik'in anlaşılmasının temel kavramları ve tezleridir ve biz bugün Aleviliğin ne olduğundan önce ne olmadığını söylemek durumunda kalıyoruz."



Kaynak: Birgün Gazetesi-Sinan K. Bilgenoğlu  /   14 Ekim 2006
Binler Kapısı'nın ozanları

"Anadolu'nun kültür birikiminin, derinliğinin bu toprakların insanlarına, aydınlarına dahi yabancı olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu topraklarda kararlar alıyoruz, uygulamalar başlatıyoruz, yasaklıyoruz, baraj yapıyoruz, uzun-kısa vadeli gelişme-ilerleme planları açıklıyoruz. Ama bu toprakları tanımıyoruz. Taliban'ın 2 bin yıllık Budist heykellerini tahrip etmesine insan olarak hepimiz tepki gösteriyoruz. Ancak 10 bin yıllık Hasankeyf'i sular altında bırakmayı devletimizin çıkarları gereği anlayışla karşılaşıyoruz. Koskoca Bergama Müzesi'ni kelepir fiyatına Almanlara satıyoruz. Çünkü bunları kendimizin görmüyoruz; ya da kendimizi bunlara layık görmüyoruz."


Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi- Hatice Tuncer  /   8 Ekim 2006
Metin-Kemal Kahraman'dan yeni ufuklar

Ferfecir ile müzikte bir doruk oluşturan Metin Kemal Kahraman kardeşler, Kürt müziği ile ilgili yıllardır yaptıkları araştırmaları sürdürüyorlar. Dersim inancı ve Alevi kültürü üzerine son üç yılda yaptıkları araştırmalar sonucunda oluşturdukları arşiv çalışmalarıyla, dinleyicileri ile buluşuyor Kahraman kardeşler.

Kaynak: Özgür Gündem Gazetesi-MURAT AKTAŞ  /   24 Mart 2006
Dersim´in Kahramanları

"Bugün bölgemizde ya da her hangi bir yerde yeraltından çıkarılan geçmişe ait arkeolojik buluntular nasıl ait oldukları döneme ilişkin çığır açıcı gerçeklerin şahitliğini yapıyorsa bu diller de aktardıkları birikimle, bütün kültür tarihinin anlaşılmasında o kadar önemli manalar aşikar edecek ipuçları taşımaktadır. Dolayısıyla da insanlığın değerleri olarak korunmalı, anlaşılması için caba sarfedilmeli ve gelişmesi yönünde imkanlar yaratılmalıdır… Bizim yaklaşımımız budur; buna inanıyoruz."


Kaynak: Dersim´de iklim Gazetesi-Emrah Öner  /   1 Şubat 2005
Doğası gereği politik

Yaptıkları müziği, yaygın biçimiyle 'politik müzik' terimi içine hapsetmek haksızlık olur. Ama, şunu da hemen eklemek lazım: bu müziğin, şarkıların kendisi kendiliğinden politik. Bu, çok basit bir aşk şarkısı da olabilir, günübirlik bir duyarlılığı, toplumcu özlü bir duygusal tepkiyi basit sözlerle de içinde barındırabilir. Bu bağlamda, en önemli yanları, Anadolu ve Mezopotamya'nın ezilmiş, dışlanmış, yok sayılmış kültürlerine dilsel ve müzikal anlamda sahip çıkmaları.


Kaynak: Radikal Gazetesi-Orhan Kahyaoğlu  /   24 Ocak 2003
Bir Dersim Amentüsü: Meyman

Meyman, Metin-Kemal Kahraman kardeşlerin son albümü. Derlemeci, sözlü kültürü iyi bilen onun imkanlarını kendi müziğine taşıyan/taşımak isteyen kardeşler, kullandıkları enstrümanları ve o enstrümanlarını orijinlerinden kaynaklanan özelliklerini, albümlerine çok iyi taşıyan bir grup olarak çıkıyorlar karşımıza.

Kaynak: Yeniden Özgür Gündem- Metin Kaygalak  /   18 Ocak 2003
Kış Ortasında Gelen Bir Bahar Misafiri

Metin ve Kemal Kahraman yıllardır Munzur’da bir kazı yapıyorlar. Efsanelere, masalara doğru bir kazı bu. Kazarken Munzur’un sesini duyuyorlar. Doruklardan kopup gelen hırçın sulara ‘haliniz nedir’ diye soruyorlar.

Kaynak: Cumhuriyet- Hatice Tuncer  /   24 Kasım 2002
Kahraman kardeşlerin ‘Misafir’i

Metin-Kemal Kahraman kardeşler beşinci albümleriyle sevenlerinin karşısına çıkıyorlar: Meyman (Misafir). 1987’de Grup Yorum’la başlayan müzik maceralarını bugün sadece yorumcu/besteci/söz yazarı olarak değil derlemeci kimlikleriyle de sürdürüyorlar. Elbette bu kendi üretimleri olan şarkılar için de önemli bir kaynak oluşturuyor.

Kaynak: Evrensel Gazetesi- Barış Avşar  /   10 Kasım 2002
Munzur’dan doğan ezgiler

"Biz kendi etnik-kültürel tarihimizi ve insan olmanın tarihini birilerinin niyetlerine göre şekillendirilmiş, düşmanlık ve zulüm vesilesi metinlerden değil, masallardan, efsanelerden, ağıtlardan ve ‘tarih’ diye yazılan olayların bizzat muhataplarından öğrenmeyi tercih ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki, insanın kendini iç dünyasıyla çırılçıplak ortaya koyduğu kültür ürünleriyle, şarkıyla, türküyle, ağıtla, masalla, deyişle, semahla, duayla yalan söylenmez. Hele bir de bütün bu kültür ürünleri hakiki oluşları ve estetik-kurgusal sağlamlıkları dışında hiçbir şeye dayanmadan zamanın yüzlerce, binlerce yıllık derinliklerinden süzülüp gelmiş, birer abide sağlamlığına kavuşmuş kültür ürünleriyse. İşte bütün bunlar, çocukluğumuzda yaşadığımız ve daha sonraki hayatımızda, çalışmalarımızda etkili olduğunu düşündüğümüz tecrübeler oluyor."

Kaynak: Evrensel Gazetesi-Barış Avşar  /   21 Temmuz 2002
Alem Oldu Sürela

Sezgileri onlara yok olma sınırına gelmiş bir dilin, bir kültürün kayıtlarını tutmalarını söyler. Sonra yüzlerini o büyülü Dersim coğrafyasına çevirirler. Türkü, masal, hikayeler derlemek için köylerine, civar köylere giderler. Önceleri yanlış bir iletişim dili kursalar da zamanla bunu aşarlar. Direkt teybi açıp konuşturmak yerine sohbetle dostlukla geliştirdikleri diyaloglar sayesinde hedeflerine varıp zengin malzeme toplarlar. “Bizi değiştiren yaşlılar oldu” diyor Metin. “Onların apayrı bir dünyada yaşadıklarını ve bu kültürlerin de apayrı bir bakışları, pencereleri olduğunu fark ettik. Her birinin ayrı bir dünya olduğunun ayırdına vardık. İşte bu bizi çok motive etti.”


Kaynak: Radikal İki-Hüseyin Elçi  /   27 Ağustos 2000
Bir birliktelikler albümü: ‘Sürela’

Metin&Kemal Kahraman’ın “Sürela” adlı yeni albümü çıktı. Ancak bu albüm önceki albümlerinden farklı nitelikler taşıyor. Ne tamamen belgesel bir çalışma, ne de sanatçıların kendi birikimleri üzerinden şekillenen, müzikal arayışları yansıtan bir çalışma. Belki de ikisinin bileşkesi olarak değerlendirilebilir.

Kaynak: Evrensel Gazetesi-Sinan Gündoğar  /   27 Temmuz 2000
Metin-Kemal`den ince bir ebru: Ferfecir

Çıkarttıkları her kaset ve yaptıkları her müziği birbirinden farklı tarzlarda yapan Metin, Kemal Kahraman`ın, son kasetlerinin ismi Arapca ve Kırmancki (Zazaca) bileşimli "Ferfecir".

Kaynak: Özgür Politika  /   20 Mart 1999
Anadolu`nun Resmi

Metin ve Kemal Kahraman kardeşler yeni albümleri "Ferfecir" ile tekrar dinleyenleriyle buluşuyor.

Kaynak: Milliyet Gazetesi  /   14 Mart 1999
Kaybolmuş Kentin Eskicileri

"Beni en çok etkileyen yaşlı, Dünya ana. Dünya Ana, ‘baharda barış gelecek´ diyordu. Sonradan anladım. İş ´barış´ diye slogan atmakla olmuyor. İnanmak ve somut şeyler yapmak gerekiyor. Herkes hazır bence. Hangi ülkede bu kadar uygarlık var. Hepimiz nasiplendik bundan. Oradan baktığımız zaman sağlıklı düşünüyoruz. Başka türlü, siyaset, kutuplaşma, Alevilik-Sünnilik, Türk-Kürt deyince, kasılıp kalıyoruz. Kök önemli. Kök milliyet değildir, ırk değildir, kan bağı değildir. Senin tarihindir. Biz kökümüzü yitirmişiz. Halbuki buralı yaşlılar, kendi doğrularının yanında başka doğrularla da yan yana yaşamayı becermişler."


Kaynak: Hürriyet-Pazar/ Leyla Neyzi  /   1 Mayıs 1998
Yaşlılardan Dersim Türküleri

Türkiyelilerin Türkiye’yi keşfi belki daha yeni başlıyor. Kaşif ruhlular için atlanmaması gereken bir durak yaşlıların söylediği Dersim türküleri.

Kaynak: Radikal Gazetesi- Serkan Seymen  /   4 Ekim 1997
Dersim’in Hüzünlü Türküleri

Yaşlıların seslerinden yayılan türküler, Dersimli’nin yöresini, coğrafyasını, dilini, sevdasını, sabrını, özlemlerini kuyudan çekip çıkararak, susuz kalmış ağızlarını biraz da olsa ıslatıyor bir anlamda. Ormanlarını yitiren, köylerini terk eden, yüreklerini topraklarına gömüp kentlerin betonlarına sığınan pos bıyıklı amcaların , ciğerleri yanık teyzelerin seslerinden, şiddetin ve acının yok ettiği her şeyi yakalayabilmek mümkün.


Kaynak: Ülkede Gündem- Özgün E. Bulut  /   14 Ağustos 1997
Kaybolan Kültürlerin İzinde

“Renklerde Yaşamak”, Metin-Kemal Kahraman kardeşlerin birlikte gerçekleştirdiği son albümleri, “Deniz Koydum Adını” önceki yıl yayınlanmış ve büyük ilgi görmüştü. Son albümlerinde, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı Anadolu topraklarının kültürel dokusunu açığa çıkaran, barış ve kardeşliğe çağrı yapan bir anlayışı ortaya koyuyorlar. Dinleyiciyi, yok olup giden kültürlerin peşinde mistik bir yolculuğa çıkarıyor. Zaza kültürünün izlerini süren Metin ve Kemal Kahraman’la Dersim kültürü ile ilgili çalışmaları ve müzik serüvenleri üzerine konuştuk.

Kaynak: Evrensel Gazetesi- Haydar Işık  /   25 Kasım 1995
Çığlık Çığlığa Yerine ‘Eve Şin u Şiwane’

-Daha önce ilk kez, “deniz Koydum Adını” kasetiyle müzik severlere ulaşan Metin ve Kemal Kahraman’ın mayıs ayı içerisinde “Renklerde Yaşamak” adlı ikinci kaseti de basılıyor. Türkçe ve Zazaca söyleyen Metin-Kemal Kahraman, Dersim yöresinin halk ezgilerini kendi yaşamsal deneyim ve müzikal birikimleriyle ilginç, güzel bir düzlemde buluşturuyor. Yurt dışında yaşayan Kemal Kahraman’la, eski ve yeni çalışmaları üzerine konuşuyoruz.

Kaynak: Söz Dergisi-Ufuk Danışman  /   27 Mayıs 1995
Haftanın Albümü - Deniz Koydum Adını

Kahraman kardeşler, Türkçe şarkılarda” toplumumuzda son yıllarda gittikçe artan kişiliksizleştirme ve bu durumun ortaya çıkardığı trajik görüntüleri”, Zazaca şarkılarda ise “kendi kimliğini ve bu kimlikle yaşama isteğini dile getiren halkımızın aşkını, acısını, mücadelesini konu aldık. Müziğimizde yeni kanallar açmaya çalıştık” diyorlar.

Kaynak: Tempo Dergisi  /   18 Nisan 1993
Notalarını Anadolu’da Buldular

“Aslında erdem eskimiş... Bugünkü toplumun yaratabileceği bir şey yok.” Bu sözler bir anarşistin günlüğünden alınmadı. Bunları size kim söylüyor biliyor musunuz? Kaybolmuş bir kentin eskicileri... Ancak bu eskicilere, kentin ara sokaklarında değil; “Deniz Koydum Adını” kasetinde yer alan parçalarda rastlayabilirsiniz...

Kaynak: Cumhuriyet- Hayrettin Sağanak  /   9 Nisan 1993
Kürt Müziğinde Deneysel Arayışlar

Yaklaşık 10 yıldır müzik yapıyor Kahraman kardeşler. Çeşitli gruplarda çalışmışlar, çok sayıda besteleri değişik albümlerde yer almış. Piyasa anlayışlarına ödün vermeye yanaşmayan, toplumsal duyarlılıkların, tarihi ve güncel halk mücadelesinin öne çıktığı çalışmalarla tanınıyorlar.

Kaynak: İkibine Doğru-Tunca Arslan/Kadir Karakoç  /   21 Mart 1993