Anasayfa
Dersim
Zazaki
English
Deutsch

Konserler

Maillist

Ekle Çıkar

Toplam Mesaj : 1779 Sayfa( 1 / 223 ) İleri
İsim : yunus küçük Tarih: 25.01.2012
Şehir : ist Ülke: türkiye
muhteşem bir çalışma olmuş metin kemal kahraman kardeşleri gönülden kutluyorum.
hep savunduğum bir tezdir evrensele yerelden gidilerek ulaşılır
bu tezin bilimsel bir örneği olmuş bu çalışma ve evrensele ulaşmış
birikimlerine hayran kaldım.yabancı olmadığım kadim şahmaran masalını okumadım yaşadım sanki

bir kez daha anadolunun kadim kültürüne şapka çıkardım.
sevgilerimle yunus küçük
İsim : ferhat yıldırım Tarih: 22.10.2011
Şehir : ankara Ülke: türkiye
Yer yok iken gök yok iken var idim
Nice makam makam gezdim idi ben
Kandilde nur idim seyreder idim
Nuh ile gemiyi dizdim idi ben

Kün deyince var eyledim alemi
Nice Süleyman’a çaldım kalemi
Miraçta danıştım bin bir kelamı
Muhammet suresin yazdım idi ben

Bir avuç toprağı deryaya saçtım
İsmim Adem idi karaya düştüm
Kubbe-i cihanın kapısın açtım
Kırkların engürün ezdim idi ben

Çar noktayı elif dilimde idi
Kuduret kalemi elimde idi
Dört melek la mekan elimde idi
Doksan bin sureyi yazdım idi ben

Ahirinde ismim Ali koydurdum
Mümin kullarının Kalbine girdim
Sefil Ali gece gündüz hem virdim
Boz Dev’in bendini çözdüm idi ben

acep bu manalar nedir, her şeyde ortak en küçük şey mi ben bilemiyorum ama hissediyorum, maneviyat maddiyattan geçer, bu maddeye tapmak değildir, manevi ve maddi diye bir şey yoktur; hepsi birdir...çokluğun zorunluluğu. bu manalara diller, kültürler, ağıtlar, masallar, şiirler, efsaneler, anılar,kelimeler, imgeler şahittir. bunlardan en önelilernden biri de Zazaca ve Kürtçedir. Şahmaran Masalı Zazaca versiyonu. Metin Kemal Kahraman'ın "Şahmaran Masalı İncelemesi" çalışması çok değerlidir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Tevrat’ta da elmayı yiyen Havva ve Adem’in ilk bildikleri cinsellikleridir; ve Tevrat terminolojisinde birleşme bilmek fiiliyle söylenir. Zazaca’da cinsel birleşme, doğum (tohum), çoğalmak, bilmek ve dil şaşırtıcı bir tamamlayıcılıkla aynı kökte dururlar. Zazaca’da “manga za”, “inek doğurdu” anlamındadır. “Zewez” evlenmek, “zama” damat, “zeyiye” elti, “azew” evlenmemiş-bekar anlamındadır. Farsça’da “oğlu” anlamında isimlerde kullanılan “zade”, Zazaca’da sadece “za” olarak vardır; Biraza (erkek kardeşten olan yeğen), Wereza (kız kardeşten olan yeğen), Dereza (aynı deden olanlar, hısım akraba) manalarındadır. Yine “be je mi be” ifadesi kibarca cinsel birleşme davetidir; “benim gibi ol, benimle birleş” manasındadır. “Zede” (Jede) çok, “jediaene” ise çoğalmak manasındadır. Ve bütün bunların kökü ise “zu/ju” yani bir’dir; birleşme kökünden çıkarlar. Ve çokluk (jede)nin kökü bir (zu)dur. Çünkü çoğalma, bölünme üzerinden bir’in kendi gibilerini üretmesine dayanır. Zaten yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Zazaca’da “gibi” ifadesi je/zu yani bir kökünden türer.

Bilmek ise zanitene’dir. ve bilmenin aracı dil’dir. Dil ise “zon” (bazı ağızlarda daha da açık olarak zu) şeklinde telaffuz edilir. Ve herkesin üzerinde birleştiği bir bilgiyi temsil eder. “İnsan zon sero zaneno”; yani insan dil üzerinden bilir ve isimler keyfiyetle değil bir bilgi’ye dayanılarak konulmuştur. Dil de böyle oluşmuştur.

Bu durumda kavram ve sembollerimizi kısaca özetleyerek masalımıza başlayabiliriz. Evet, Şahmaran Masalında da mükemmel bir kurgusallık ve düşünülmüşlükle karşımıza çıkan kavram ve semboller şöyledir:

ŞAE ŞAH
SAE ELMA
ZU BİR
ZANİTENE BİLMEK
ZON DİL
ZA DOĞUM
ZEDİAENE ÇOĞALMAK
JE/ZE GİBİ

Burada birlik ve çokluğun aynı kökten geldiği özel bir dikkate değer.

MOR YILAN; MÜHÜR
MİR İDARECİ; YÖNETİCİ
MERDENE ÖLÜM
MIRD TOK/DOYMUŞ
MURAD TAMAMLANMIŞ; NİYETİNE ERMİŞ
MORDENE SAYMAK
MORDEM ADAM
İsim : ferhat yıldırım Tarih: 22.10.2011
Şehir : ankara Ülke: türkiye
Kul Himmet

Ezel meclisinde kırklar ceminde,
Muhammed nuruna bezendi Ali,
Kırklar ile bile âyin-i cemde,
Bu aşkın sırrına özendi Ali.

İlmin başı dedi kendin bilesin,
Muhammed'e dedi cem'e gelesin,
Meydana gelirdi aşkın la sun,
Kırklara şarabı sunandı Ali.

Hu deyip birliğe kuruldu erkan,
Hakikat sürüldü dem ile devran,
Sema'a kalktılar cümle aşikan,
Kırk kere meydana dolandı Ali. ( tarihsel kişilikler Ali, Muhammed değil)
İsim : ferhat yıldırım Tarih: 22.10.2011
Şehir : hiç doğmamak, bunu bilmemek Ülke: rüya görmeden uyumak hep
Ateşim yanıp pişmeden
Ruh girip bu ten koşmadan
Ana rahmine düşmeden
Bu dünyaya gelen kimdir

Sır Ali'deki sır idi (aşık değil talip ol)
Seyr edeni sever idi
Ben kulu da kemter idi
Pir aşkına düştü gönül

Yaratmıştır insan ile hayvanı
İnsanda emanet koydu bu canı
Üçyüz altmış altı peygamber hani (366)
Bizi kor mu ya onları alanlar

Pir Sultan Abdalım dünya durulmaz
Gitti giden ömür geri dönülmez

Pir Sultan Abdal'ım kırklar yediler
Yediler de bir keşiğe kodular
Onlar verdiğini almaz dediler
Şu bana verdiğin aldı neyleyim

Dermani Niyazım Olsun Veli'ye,
Muhabbet Bağında,Gerçek Demine,
Sırr-ı Hak Muhammed, Dem-i Ali'ye,
Bir Düzgün Baba,Bir Hasan Efendi






İsim : Ferhat Yıldırım Tarih: 04.10.2011
Şehir : evren Ülke: zerre

Üç gözlü pınarın gözün ararsan
Onu bilen cihanı fark eder
Deryadaki kuşun izin ararsan
Onu bilen bu cihanı fark eder

Dört kitabın her ismini yazmalı
Seyyah olup şu alemi gezmeli
Bir kuş gördüm ayakları çizmeli
Onu bilen bu cihanı fark eder

Bir kuş gördüm ayağında nalı var
Kendisi bir amma iki dili var
Padişahtır ülkesi var ili var
Onu bilen bu cihanı fark eder

Bir hastacık gördüm sormadım halin
Başı kabak olmuş ayağı yalın
İk'oğlan getirmiş bir erkek gelin
Onu bilen bu cihanı fark eder

Pir Sultan Abdal'ım ey Şah-ı Merdan
Şefaat umarım Gani'den pirden
Derviş Muhammed'in hatemi nurdan
Onu bilen bu cihanı fark eder

fatıma, hasan, talip, şahmaran, vicdan , çalışmanın tapınağına gir ve arın, öz, vücut, doğuş, hakk ispatı ya da hepsi boş...hayatta ya her şey mucizedir ya da hiç bir şey mucize değildir, ya her şey kutsaldır ya da hiç bir şey kutsal değildir. ta ezelden beri sır sensin ama bu sırrı bilmen için doğman, yaşaman ve yaşarken bin türlü zorluklar, şaşkınlıklar yaşaman gerekecek. isyan eden de sensin sınavı hazırlayan da. soruyu soran da sensin cevap arayan da. insan hakk'ta hakk insanda. ölüler nereye gittiler, amannn "önemi" de var mı...ben hepsini bilecem ama bişey engelliyo...şaka şaka...gerçek gerçek.şgaekraçek
İsim : Ferhat Yıldırım Tarih: 04.10.2011
Şehir : evren Ülke: zerre

Bu âdem dedikleri, el ayakla, baş değil
âdem ruha denilir, surat ile kaş değil.
Beden et ve deridir, ruh bunun serveridir
Hakkın kudret sırrıdır, ruhsuz kalıp hoş değil.

Âdem gerek, su gibi, temizlenip arına
haramlardan kaçınır, nefsi de serkeş değil.
Âdemdedir emanet, ondadır ilmü hikmet
Hakkın katında âdem, daneyi haşhaş değil.

Âdem olan iyi bil, çalışır hep ay ve yıl
ruh gıdası ilimdir, ekmek ve kumaş değil.
Kendi özün anlayan, ruh gözün aydınlayan
Hak sözün pek kavrayan, er olur, ayyaş değil.

Beden hayvanda da var, hissi, onda pek artar,
Kurt gözü, keskinse de, nakş görür, nakkaş değil.
İsim : Ferhat Yıldırım Tarih: 04.10.2011
Şehir : evren Ülke: zerre

Bir gece Muhammet evde yatarken,
Üç melek geldi de nida getirdi.
Selman'ın şeklinde bir oğlan girdi,
Ne güzel izzetle sala getirdi.

Muhammet oğlana yerini verdi,
Geçti oğlan seccadeye oturdu.
Cebrail oğlandan nişan istedi,
Zühre yıldızını alna getirdi.

Bu oğlanın Ali olduğun bildiler,
Aman mürvet deyi dara durdular.
Özlerinden hayli sitem sordular,
Cebrail Cennet'ten elma getirdi.

Getirip elmayı terceman verdi,
Şah eline alıp dört pare kıldı.
Bir paresin Şah'ım nuş edip kandı,
Üçünü melekler Hakk'a götürdü.

Bak Bari Taala hoş nazar kıldı,
Yed'iklim çar köşe Ali'ye verdi.
Biri Düldül, biri Zülfikar oldu,
Fatma da Kanber'i ana götürdü.

Pir Sultan'ım eydür: Gitti gelenler,
Arayıp özünde gevher bulanlar.
Muhammet Ali'yle arşa duranlar,
Cümle melekleri ceme götürdü.
İsim : Ferhat Yıldırım Tarih: 04.10.2011
Şehir : evren Ülke: zerre

Hak bizi yoktan var etti (manası nedir, yoktan varolma yoktur)

Şükür yoktan vara geldim

Yedi kat arşta asılı

Kandildeki nur'a geldim (Pir Sultan ABDAL)



Çatılmadan yerin gögün binası,

Muallakta iki nur'a düş oldum. (Pervane)



Kandilin içinde nur olan biziz

Mekan ötesinde sır olan biziz. (Devrani)



Hakkın gevherinden arşın nurundan

Ondan hasıl oldu güruhu naci. (Kul himmet)





Hü diyelim gerçeklerin demine

Gerçeklerin demi nurdan sayılır. (Hatayi)
****************************************************
Naci derler bir güruha uğradım

Her biri birinin almış elini

Mekanımız kanda dedim söyledim

Mekan tutmuş hakikatıin ilimi.

(Hatayi)



Ölmezden evvel ölmüşüz

Cana kavuşan can olur.

(Hatayi)
***********************************************
adem olup insan içine geldim

Gerçek nasip eylerse kandan içeri

Mecnun gibi kandan kana gezerken

Bir kana uğradım kandan içeri.



Hak lokmasını yemiş ben de kanmışım

Serim başım pir yoluna koymuşum

Bu canı vermişim bir can almışım

Bu canı saklarım candan içeri

(Virani)
İsim : Ferhat Yıldırım Tarih: 04.10.2011
Şehir : evren Ülke: zerre

orma ne hacet bizleri sofu

Ta ezel künyede ismimiz vardır

Dünya kurulmadan yüzbin yıl evvel

Ol yeşil kandilde cismimiz vardı.

Aşık devrani
******************************************
Cebrail havada nice bin yıl döndü,

Çok vakit Allah'ı gayipten bildi,

Görünce bir gubbe üstüne kondu,

Sen sensin ben benim dese ne fayda. Anonim ( narlı-maraş)

*******************************************

Bu ana değin ta kaulu beladan

Haberimiz vardır her maceradan".

(Harabi)
*****************************************

Ta ezelden kandildeki nurdanım

Binde bir can eremedi bu sırra. (Dermani)
*********************************************
Akan dört ırmağın gözün ararsan

Serçeşme'den gelir suyun durusu (Aşık İsmail)
******************************************************
Aramaynan hak bulunmaz

Bakmaynan göze görünmez

Çıkıp meydanda salınmaz

Aslın nurdadır sevdiğim.(Aşık Senem)
******************************************
O nesne ne idi, cihanı yuttu

Cihanı yutandan haber ver şimdi."(Balım Sultan)



Yedi gök yaratıldı IŞIK ile bünyad oldu

Toprağa nazar kıldı, aksırıp durugeldim. (Yunus emre)
Toplam Mesaj : 1779 Sayfa( 1 / 223 ) İleri